lost 6×05 “lighthouse”
geçen hafta dışı john locke içi black smoke olan “güç” merkezli çok hoÅŸuma giden bölümden sonra bu haftaki “lighthouse” yani “deniz feneri” jack hakkındaydı. bölümün jack hakkında olduÄŸunu öğrenince “off izlemesem mi” dedim gülerek. sevmiyorum çünkü jack li bir de kate li bölümleri. ikisine de gıcığım, her gördüğümde bela okuyorum. sinirlerim zıplıyor.
==========================
= Â Â Â Â Â Â Â Â Â Â Â Â Â SPOILER Â Â Â Â Â Â Â Â Â Â Â Â Â =
= Â Â Â Â Â Â Â Â Â Â Â Â Â SPOILER Â Â Â Â Â Â Â Â Â Â Â Â Â =
==========================
bu bölümde de öyle oldu. jack e şöyle en vurgulusundan “allah belanı versin” dedim. gerçi eski salaklıkları kadar üzülmedim çünkü bu salaklığı senaryo ya da kader, herneyse, onun icabı olduÄŸunu düşündüm. ki öyleymiÅŸ. jacob öyle dedi. neden sadece hurley’e göründüğünü bilmediÄŸimiz, anlayamadığımız jacob aynı üzgün, mülayim, sevgi dolu yüzüyle uzuuunca bir talimat verip jack’in deniz fenerine gitmesini, ismini görmesini, açıyı 23′e ayarlayıp aynada çocukluÄŸunun geçtiÄŸi evi görmesini saÄŸladı. o evi alternatif zaman çizelgesinde sadece çocukluÄŸunun deÄŸil büyüklüğünün de geçtiÄŸi ev olarak gördük yine bu bölümde. biliyoruz ki jack’in aynaları parçalaması büyük bir hasara neden olmadı. olması gereken buydu.
ama bu jack öyle salak bir adam ki, gene gitti en yapılmayacak ÅŸeyi yaptı. tamam kıracaksan kır da ne o öyle hurley’e efelenmeler, araÅŸtırıp öğrenmemeler fln. feneri tanıdığı isimlerin numarasına çevirip aynada ne göründüğüne bakmak yok (jacob’ın da katıldığı jin-sun açık hava nikah töreni ile bitiminde jacob’ın sawyer’a kalem verdiÄŸi cenaze töreni görünmüş), jacob’ın söylediÄŸi gibi 108′e getirince ne olacağını merak etmek yok. ne düşünüyodu ki taa oraya gelirken. jacob’ın yakasına yakışıp “babam bana “sende o kapasite” yok dedi hep, sen var diyosun, ne diyosun sen” mi diyecekti. ne yapmayı geçiriyodu o pek de dolu olmayan beyninden. o deÄŸil de beni endiÅŸelendiren bir nokta var. bu jack olayın sonunda jacob’ın yerine geçecek fln gibi bir his var içimde. parti liderliÄŸine gidiyor sanki. baÅŸbakanlığa göz kırpıyor gibi. çok üzülüyorum.
bu arada alternatif senaryoda jack’in ayda bir gördüğü ve annesinden ayrı yaÅŸadığı bir oÄŸlu olduÄŸunu gördük. çok ciddi, piyano konusunda oldukça becerikli ve babasıyla problem yaÅŸayan hayırlı bir evlat david. annesini bilmiyoruz ama kesin tanıdık biri çıkacak. kate’e benzemiyor mu david? gerçi kate bir kanun kaçağı. belli ki david bazen annesinin evinde kalıyor. kate ise pek evde kalan bir tipe benzemiyor. benim ikinci favorim juliet. o da deÄŸilse ÅŸu jack’in tedavi edip evlendiÄŸi ama sonra boÅŸandıkları kadındır. david’in “candidate” olduÄŸu en hızlı piyano çalma yarışmasında samurai Dogen’ı ve oÄŸlunu da gördük. ben arkadan gördüğümde “aha jin saç uzatmış” demiÅŸtim ama olmadı :)
geçen hafta maÄŸaranın duvarlarında bu hafta ise deniz fenerinde fenerin bulunduÄŸun yuvarlağın etrafında numaralar ve isimler vardı. yine çoÄŸunun üstü çizilmiÅŸ. lostpedia’nın okuyabildikleri şöyle. (daniella) rousseau 20, (kate) austen 51 – austen’in üstü çizik deÄŸilmiÅŸ, (juliet) burke 58, (daniel) faraday 101, (charlotte) lewis 104, wallace 108 – bu henüz bilinmeyen bir karakter ama çok önemli iÅŸler yapacağı kesin, (tom) friendly 109, (ben) linus 117, (micheal) dawson 124, (claire) littleton 313.
jacob’ın talimatları doÄŸrultusunda tapınağın içinde gezinen hurley samurai dogan tarafından durdurulmak istendi. jacob yüreklendirince hurley geçebildi. dogen orda japonca biÅŸeyler söyledi. yine lostpedia’ya göre çevirisi şöyle “seni korumak zorunda olduÄŸum için ÅŸanlısın, yoksa kafanı koparırdım”.
fransız piliç rousseau’yu ilk gördüğümüz zamanı hatırlarsınız. bebem nerde bebemi nereye götürdüler diye kök söktürür, önüne gelene iÅŸkence eder, silah çeker, öldürmekle tehdit ederdi. onu bebeÄŸi olan alex’i kaçıran ben’di. ÅŸimdi aynı iÅŸi claire yapıyor gibi görünüyor. kate tarafından adadan götürülen ve gerçek dünyada annannesinin bakımında olan aaron’u kimin kaçırdığını öğrenmek için terör estiriyor. jin de tehlikeyi anladı ve claire’in istediÄŸi gibi davranmaya baÅŸladı. sanırım tapınaÄŸa götürüp yakalatmayı fln düşünüyor.
infection denen hadise ile black smoke arasındaki baÄŸlantı sanırım bu bölümle kesinleÅŸti. black smoke infected ada sakinlerini olmadık ÅŸeylere inandırıp pis iÅŸlerini yaptırıyor. sayid’in olacağı da budur. gerçi onun kaçırılabilecek bi bebeÄŸi yok ama o da “nadia nerde, nereye götürdünüz onu” diye terör estirebilir pekala.




Yorum yok.