tekel işçilerini desteklemiyorum
50 gün mü oldu? oturma eylemi yaptılar, açlık grevine giriştiler. şimdi de genel grev kararı aldılar. üretimden gelen güçlerini kullanacaklarmış. itirazlarım ağzıma geldi geldi ama söylememeye çalıştım. söylersem kapitalist diye damgalanırım diye düşündüm. sen ne biçim adamsın yoksulu değil devleti koruyosun derler diye korktum. fikrimi birkaç kişiye söyledim. çoğunun benim gibi düşündüğünü görünce korkmamaya, çekinmemeye karar verdim.
tekel işçilerini sonuna kadar haksız görüyorum. tekel işçileri paralarının derdinde olabilir, ama onları destekleyen bir çok grubun niyetinin baÅŸka olduÄŸunu düşünüyorum. çevremde doÄŸu görevi yapıp 1500 lira alabilen sınıf öğretmeni, 2000 lira alırsa “vaaay iyi alıyosun” dediÄŸim mühendis veya buna benzer insanlar gördüğümde sinirim daha da artıyor. bunlar bu paraya yetinmek zorundayken, eylem meylem yapamazken, tekel işçilerinin 2-3 bin lira maaÅŸ talep etmesini, hadi onlar talep etti, bunu destekleyen insanların olabilmesini anlayamıyorum. ya adam parasını düşünüyor tabi talep edecek. güya emekçi. kendine emekçi oysa. 3 bin lira maaÅŸ alıp kurum faaliyetleri durduÄŸu için hiç bir iÅŸ yapmazken çıkıp “bu ülkede ÅŸu kadar asgari ücretli var, ben çok fazla alıyorum, benden kesip onlara verin” dedi mi? hayır. çıkıp onlar için eylem yaptı mı, sesini yükseltti mi? o da hayır. baÅŸka bir kuruma verin yine 2 bin lira maaÅŸ alıyım diyor. o kurumda seninle aynı statüde çalışacak olan diÄŸer işçiler 2 bin lira alıyo mu sen alacaksın? peki 4C’li bir sürü işçi vardı senden önce. onların ücretlerinin düşüklüğü ve çalışma ÅŸartları için höt dedin mi? hadi tekel işçilerinden böyle biÅŸey bekleyemeyiz. peki sendikalar biÅŸey dedi mi? cevabı hayır olan bir sürü soru.
tüm bunlar ortadayken işçinin biri işçinin ve emekçinin dostu cnnturk mikrofonu muydu yoksa ntv mikrofonu muydu birisine, “iktidar partisinde hiç mi müslüman yok, bizi burda soÄŸukta bekletiyorlar?” diyor. sen haketmediÄŸin bir parayı alırken hiç “ben bunu hakediyor muyum, kazandığım parayı haketmemi saÄŸlayacak kadar alın teri döküyor muyum?” dedin mi? sen müslüman deÄŸil misin?




aslan kaplan saci.. savun hakkımızı.. bu ülkede kod yazıcam diye alnının damarı çatlayan kod ameleleri varken tekel işçilerine noluyo : p
Katılıyorum sana. Zaten medyada bu kadar fazla yer alıyor olması da biraz şüphe çekici.
ben de aynı fikirdeyim. tebrik ederim, çok güzel anlatmışsın.
sitenize twitter sağolsun denk geldim. ilk olarak fikirlerinizi paylaşma cesaretini bulmanız çok güzel ama bu kadar çekinmenize gerek yok. gazetelerin internet sayfalarındaki okuyucu yorumlarında ve medyada benzer fikirler açık ya da gizli biçimde tekrarlandığına defalarca şahit oldum.
gidin tekel işçilerinin direnişini bir görün derim size. bu memleketteki hakiki kardeşliği görün. Trabzonluyla Diyarbakırlının karşılık çadırlarındaki güzel muhabbetlerini görün, o zaman söyleyin desteklemiyorum diye.
Tekel işçileri parasının derdinde demişsiniz. Tekel işçileri ömürlerinin en az 10 yılını verdikleri, bel fıtığı, kronik solunum yolları hastalıkları edindikleri emeklerinin hakkını istiyor.
Para derdini gidin de tekeli haraç meraç pazarlayanlara sorun siz asıl. tekeli kim çalışamaz hale getirdi. Dünyaca ünlü türk tütünü kim bitirme noktasına getirdi tekel işçileri mi?
sizin elinizden bütün iş güvenceniizi alsalar ve güvencesiz, kıdem tazminatsız, izin hakkı olmadan çalışmaya mecbur etseler ne yaparsınız.
siz biliyor musunuz ataması yapılamyan öğretmenlerin bu pazar eylem yaptığında kim vardı yanlarında? tekel işçileri.
Eğer ücretli çalışansanız bilin ki, sizin kaderiniz başbakana bağlı değil. Sizin kaderiniz tekel işçilerine bağlı. Kimse kimseyi köle gibi çalıştaramaz bu memlekette. Kimse kimseyi enayi yerine koyamaz.
Hz. Ali’nin sözünü söyleyim en son size. “Haksızlık karşısında susan dilsiz ÅŸeytandır.”
adamlara hem tazminat verilecek ortalama 45 bin lira, hemde 4cli olarak devam edecek kamu kurumlarında. böyle özelleştirmeye can kurban.
bir de bakalım kutsal bilgi kaynağına
http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?id=18044198
bunlar da sizin görüşleriniz hamza bey, saygı duyuyorum. tartışma olmaması için cevap vermiyorum. teşekkürler..
elvan, nikita, n.nahnu, duhan, sizlere de teşekkürler. aynı şekilde düşünenler olduğuna sevindim. keşke sesimizi duyurabilsek.
sacid bey, yazdıklarınızda fevkalade haklısınız. ancak bunlar hiçbir şekilde ulu orta söylenmiyor ve söylenmeyecek de.
merkezi söylem, tekel işçilerinin haklı bir davayı savunduğu yönünde. niye?
çünkü bu davanın bir şekilde hükümeti sıkıştırmak gibi özelliği var. mal bulmuş mağribi gibi atlayan siyasi veya derin muhalifler, tekel işçilerine beklemedikleri gazı veriyor. tekel işçileri de kendilerini haklı zannetmeye başladı.
haksızsınız güzel kardeÅŸlerim. siz de haksızsınız. demiryolu işçileri de haksız. telekom’dakiler de haksız. bu devletin sırtından çalışmadan, elini kıpırdatmadan güzel paralar alan herkes haksız. bir kiÅŸinin yapacağı iÅŸe çöreklenmiÅŸ ama o iÅŸi de yapmayan 10′larca işçi… hepsi haksız. bu adamları buraya oy hesaplarıyla, kadrolaÅŸma hastalığıyla yerleÅŸtiren, onların umutlarını milletin umutsuzluÄŸuna dönüştüren, kendi çapında rant yiyen irili ufaklı tüm vekiller, müsteÅŸarlar, müdürler ve bakanlar… onlar da haksız.
yaptığınızda, savunduÄŸunuzda en ufak bir “hak” varsa gelin tükürün suratıma.
kazanılmış hak diye bir safsata olmaz. buna kazanılmış haksızlık derler. haksızlığı kazanmışsanız bir gün kaybedeceksiniz demektir.
bir gün adaleti savunan bir şövalye gelip, hakkı sahibine teslim edecektir. benim inancım böyle.
sen hamza bey, sen… sen de aynı demogojiyle gelmiÅŸsin buralara. üzüldüm.
yapacak bir şey yok. provakasyoncuların sesi daha çok çıkıyor. ama benim hakkım olan ve tüm boşta gezen devlet çalışanlarının gasp ettiği o güzel kaynaklar bir gün bana geri dönecek. bu tayyip erdoğan eliyle olur ya da deniz baykal eliyle olur hiç önemli değil.
tekel işçileri de bir zahmet devletin yine iyi niyetle uzattığı dalı tutsunlar ve ergenekoncu çeteyle adlarını lekelemesinler.
sacidu bey, bu konuda içimizi dökme fırsatı verdiğin için teşekkürler.
eyvallah dostum, eline sağlık..
böyle adamlara haketmedikleri paralar verile verile, haketmedikleri yaşta emekli yapıla yapıla bu halde şu an türkiye ekonomisi. onu da unutmayalım.
iki senedir çalışmadan etmeden maaÅŸ alırken “müslüman deÄŸil miyiz” diye sormamış adamlar bugün çıkıp da “iktidar partisinde hiç mi müslüman yok, bizi burda soÄŸukta bekletiyorlar?” demeye utanmıyorlarsa diyecek bir ÅŸey bulamıyorum.
iki senedir çalışmadan etmeden o kadar maaşı aldıktan sonra bugün meydanda simit yiyip “açız” diye de bağırmaya utanmıyorlarsa yine diyecek bir ÅŸey bulamıyorum.
bu konuda size katılanlardanım, ama benim asıl merak ettigim deryanın yorumlara verdiği cevaplar yüzünden vakit kaybettiğini düşünüp yorumları kapatmasında kim suçlu???
siz mi?(en çok cevabı size yazıyordu sanırım)
derya hanım; siz yorumları açın ama cevap yazmasanızda olur
bunu ona söyleyin lütfen, konumuz farklı. iletirim kendisine :)
Katılıyorum düd.. demek için aÅŸağıya indim, Bedia’nın mesajını gördüm. Bi de senin gıcık cevabını! Çekil kenara senle daha sonra ilgilenicem!
Bedia’cım aslında o sebeple kapadım ama sonradan baktım ki daha özgür yazıyorum. Amma belki kenara bi yere bi not ÅŸeysi konduruveririm, bakiim var mı öyle bi teknoloci :P
burası senin sekreteryan değil düd, aç blogunun yorumlarını oraya yazsınlar :p
sac bey cümlenizin sonundaki gülümseme ifadesi olmasaydı epey bir paylanmış hissedecektim kendimi, daha az paylanmış hissettim sağolun.derya hanımın yorum sayfasını en çok işgal eden kişi siz olunca sekreterya görevini de en rahat size yüklerim diye düşünmüştüm; özür dilerim.
Ama sayenizde yorum çabucak hedefini buldu.
Derya hanım; her bloga yazanlardan değilim o kadar vaktim olsaydı blogumdaki ıspanaklı çılbırı yaklaşık 15 gündür tarifsiz bırakmazdım. Her yorum yazanın bloguna gidip yorum yazmalı nezaket kuralına karşıyım.Sizden de kendi adıma yorum, ziyaret ve cevap beklentim yok; hiç kimsenin değerli vaktini gereksiz mecburiyetlerle geçirmemesinden yanayım
Dostlukla ilgili yazdığınız yazıya da sonuna kadar katılıyorum.Bu da yazdığım en uzun yorum oldu hem de f klavyeyle kısmet sizin siteniziymiÅŸ sac bey…
paylamak gibi bir niyetim yoktu, öyle olduysa ben özür dilerim. paylayacak olsam sizi değil deryayı paylarım hem :)
nedenin sizin sorduğunuz gibi olup olmadığını bilmediğimden ve konunun dağılmamasını istememden dolayı öyle cevap vermiştim size.
Bedia, yorumların kapalı olmasının tek olumsuz yanı seninle aynı şekilde hisseden kişilerden habersiz kalıyor olman. Ama bak yorumunu yapmak isteyen nasıl da yapıyor. Teşekkürler :)
Sacid naber?
Demin duydum ki burası benim sekreteryam değilmiş! Birisi aradığında not alsan ölür müsün?! :P
bu sana pahalıya patlar dostum :p
Son dönemde hiç bu kadar cesur ve doÄŸru tespitler olan bir yazı okumamıştım… Bu “ajitasyon” ortamında, etkilenmeden bu güzel yazıyı yazan arkadaşı tebrik ediyorum. Liberal bir arkadaÅŸ mı bilmiyorum ama kendine liberal diyen pek çok kiÅŸinin ÅŸu yazıyı okuması gerekir.