lost 6×06 “sundown”
çarşambanın gelişi geçen çarşambadan belliydi. son sezonunun üçte birini tamamlayan lost’un ekşın dolu bir bölüm yapacağını hissediyorduk. beşinci bölüm sonunda jacob’ın hurley’e “artık çok geç” demesinden belliydi nemesis’in elinin kulağında olduğu. zaten yaklaşmakta olan bir savaştan bayadır bahsediliyordu. sayid vardı bi, ölüp dirilmişti, noldu ona diyoduk. japon abi dogen “arkadaşının içinde büyüyen bir karanlık var. kalbine ulaştığında ruhunu ele geçirecek, köpeği yapacak, atıl kurt diyecek” manasında bişeyler söylemişti.
SPOILER
SPOILER
SPOILER
SPOILER
SPOILER
altıncı bölüm “sundown” sayid merkezliydi. sayid’in içinde büyüyen karanlığın ne menem bişey olduğunu gördük. veliahtlarından biri olmasından rağmen jacob tarafından da gözden çıkarılmış olan sayid bir onun bir bunun tarafından kullanıldı ve sonuç olarak nemesis’in elinde kaldı. claire gibi sayid için de nemesis artık “arkadaş”. kate biraz piyango ona çıktığı için nemesisle kaldı. saf, salak, gerizekalı, aptal ve dahası olan kate ortalık ana baba gününe dönmüş, black smoke tapınakta kol gezip adam öldürürken hala claire’i kurtarmanın peşindeydi. oysa ruhunu karanlığa satmış claire açık açık söylemişti kate’e “kurtarılması gereken ben değilim diye”. öyle olunca da jacob’ın hurley’nin koluna yazdırdığı ve deniz fenerine giden yolu kullanarak nemesisten kaçmayı başaran ilana, ben, lapidus, miles ve sun’a katılamadı. layığını bulsun inş.
altıncı bölümle birlikte saflar belirlendi. içlerinde büyüyen karanlık kalplerine ulaşan sayid ve claire arkadaşları nemesis’in kulu kölesi haline geldi. ne yaptıklarının bilincinde, öldürmekten zevk alır halde, tam bir asker gibiydiler. kate dediğim gibi piyangodan o takımda kaldı ama locke sanki memnun olmamış gibiydi. e biliyor kate’in ne kadar ayran gönüllü olduğunu. karşı takımda jack varken kate’in çok bişey yapamayacağı malum. 42 numaralı aday kwon’lardan erkek olanı jin claire’in esiriydi. ayağı kapana kısılmıştı. o ayaktan artık adam olmazdı. tabi ada hala yaraları iyileştirebilme özelliğine sahipse o başka. bi de sawyer vardı ama ona noldu? richard sawyer’ı uyarmış, sawyer silahını locke’a doğrultmuş ama vurmadan indirmişti. zaten dogen’ın da söylediği gibi, nemesis’in konuşmasına müsade ettiysen iş işten geçmiştir. sawyer nemesisle birlikte güya jacob’ın düzenlediği mağaraya inmişti. nemesis sawyer’a adaylığını ve 3 seçeneğini açıkladı. sawyer eve gitmeyi seçti. yani o da dark side’da. hatırlayamamıştım ama lostpedia saolsun.
jacob’ın tarafında ise jack, hurley, sun kwon var. 2sinin aday olduğunu biliyoruz. birisi de yarım aday, çünkü kwonlardan hangisinin aday olduğunu bilmiyoruz. jacob’a 2,5 diyelim, nemesis de 2,5. locke öldüğüne göre zaten 5 aday var. yani bir eşitlikten söz edebiliriz. diğer elemanların çoğu figüran. ne yapacaklarını fln bilmiyolar. en bilgilileri ilana olsa gerek. jacob için bu avantaj.
sayid nemesis locke’u neden öldüremedi? bıçakta kan bile yoktu. locke’un sadece tişörtü yırtılmıştı, yara fln görünmüyordu. nemesis’i sayid mi öldüremiyordu yoksa nemesis öldürülemiyor muydu? bence sayid öldüremiyordu çünkü sayid aday. nemesis’in jacob’ı öldüremediğini hatırlayalım. peki o zaman dogen bunu bilmiyor muydu? jacob’ın hurley’e emanet ettiği ve içinden çıkan ankh’ın içinden kağıt çıkan gitar kutusunu hatırlayalım. dogen kağıdı okuduktan sonra isimlerini sormuştu. sanki o kağıtta isimler yazıyo gibiydi. ben düşündüm ki o kağıtta adaylar yazıyordu. bu durumda dogen sayid’in aday olduğunu bilmeliydi. ama dogen geçen bölümde hurley’e aday olduğunu bilmiyormuş gibi davranmıştı. sayid’i nemesis’i öldürmeye göndermesi de bilmemesiyle açıklanabilir. gerçi dogen sayid’in nemesis’i öldüremeyeceğini biliyordu. nemesis sinirlensin ve sayid’i alaşağı etsin istemişti ama evdeki hesap çarşıya uymadı tabi. nemesis akıllı güç.
sonuç olarak dogen yanlış yaptığı hesabın kurbanı oldu. biz bile anladık yanlış yaptığını. infected adama bıçak mı verilir. hele bi de adam geri gelmiş, nemesis’in borazanlığını yapmış. sonra yanına gelmiş, yalnızsınız. insan bi kalkar savunma pozisyonu alır. gel beni öldür diye bekledi resmen. bu arada dogen’ın bambaşka bişey olduğunu öğrendik bu bölümde. black smoke’u tapınaktan uzak tutan demir tozu değil dogen’ın varlığıymış. kimbilir niye. dogen adaya jacob tarafından kandırılarak getirilmiş. eğer sayid’e yalan söylemediyse. iki taraf da iyi değil belki, ya da asıl iyi taraf jacob değil belki düşüncemi şey yapıyor gibi.
nemesis claire’i aaron’ı geri almakla, sawyer’ı memlekete dönmekle, sayid’i nadia’ya kavuşmakla kandırdı. alternatif zaman çizelgesinde bunların hepsinin hemen hemen gerçek olduğunu gördük. bu durumda finalde nemesis’in kazanacağını söyleyebiliriz belki. nemesis kazanacak, jacob hiç varolmayacak, ada su altında kalacak, jacob varolmadığı için kimseyi manipüle edemeyecek. belki de. ama nemesis sayid’e istediği herşeye sahip olabileceğini söylemişti. oysa sayid nadia’ya sahip değildi. yengesine asılan behlül misali asılıyordu nadia’ya.
bu bölüm iyi ile kötünün, beyaz ile siyahın mücadelesinin tavan yaptığı ve artık iyice ayyuka çıktığı bölüm oldu. dogen nemesisi “evil incarnate” olarak tanımladı. şeytanın vücut bulmuş hali gibi birşey demek. insanları kandırması, yakıp yıkması, ruhlarını ele geçirmesi vs gözönüne alınırsa mantıklı geliyor. ada dünyanın, jacob ve nemesis ise iyi ve kötünün minyatürleri sanki.
oscar çok ciddiye aldığım bir ödül değil ama yine de dikkatimden kaçmış filmleri görüyorum ya da izleyip beğendiğim filmleri veya oyuncuları aday olarak görünce sevindirik oluyorum. eskiden tüm listeyi alır tahmin yapardım. tabi tahminlerin yüzde yetmişi atmasyonla olurdu. izlememiş olurdum çünkü. hem o kadar film izlenir mi yuh. bu seneyse sadece sayısı 10 a çıkmış en iyi film ödülü adaylarına odaklandım. zaten 1 i hariç 9 u izlenecekler listemdeydi. o yüzden zor olmadı. izlenimlerim şöyle.



